A.Burcu HARABA İletişim:( burcuharba01@icloud.com )

ALGISAL DEĞİL SÖYLEMSEL SEVGİDEN YANAYIZ!

Sevgi. Sözlüklere sığmayacak kadar kocaman olan ve içi dolu bir kavram. Kaosun içinde, fırtınalarca sürüklenen bu dünya da, insanların kullanmaları için verilen en güzel ve en özel duygu.

Dünya da gerçekleştirmekte olduğumuz bu yolculukta konuş(ul)madan unuttuğumuz, herkesin yakından tanıdığı fakat göstermekten çekindiği o güçlü his. Bahsetmek istediğim sevgi toplumda kabul görmüş, özel hissettiğin insanların arasında ki aşktan dolayı yansıttığı sevgi değil arkadaşlar, bahsetmeye çalıştığım sevgi; insana, bitkilere, hayvanlara, objelere, nesnelere veya değer verdiğiniz herhangi bir şeye gösterme olarak adlandırılan hoşnutluk duygusu. Peki neden bunu mükemmel hissî dışa yansıtmaktan çekiniyoruz? Neden dünyanın sevgi ile değişip gelişeceğini bildiğimiz halde bu şekilde davranıyoruz? Aslında haklısınız. Öğretilmedi bizlere sınırsız sevginin ne denli güçlü olabileceği. Söylenmedi sevgini göstermenin ayıp olmayacağı. Bu bilince gelişti toplum, bu bilinçle büyüdü çocuklar. Şimdi ise sevgisiz bir toplum var olmaya, başladı gitgide büyüyen sevgisizlik hâkim oldu tüm toplumlara. Sevgisini belli edebilen nadir insanlar da sevgiden anlamayan insanlarla verdi savaşlarını. Neticede, sevgisini gösteren de vazgeçti, içinden yaşamaya başladı en paylaşılması gereken hissi. Oysaki yaraları kapatmada merhemden daha etkiliydi sevgi. İyileştirmekte en güçlü hissî bile zehire dönüştürmeye başardı insanoğlu. Şimdi gelelim asıl değinmek istediğim konuya. Çok değerli anneler babalar veya çocukları yetiştirmek de rol üstlenmiş kişiler, söyleyeceklerim asıl sizi ilgilendiriyor. Ne kadar çocukla ilgilenmek annenin asli görevi olarak görülse de, yükün fazlalığı anneye bırakılsa ve bir çocuğu yetiştirmek için sadece anneye güvenilse bile unutulmaması gereken şey, babaların da anne kadar etkin davranması gerektiğidir. Çocuğa gösterilen eşit ölçüde ilgi, çocuğun karakerisitik özelliklerinin belirlenmesini desteklemekte ve gelişiminde çok büyük rol oynamaktadır. Ayrıca unutulmaması gereken bir diğer şey; sevginin, ödülün, cezanın ve benzeri şeylerin çocuğa gerektiği miktarda gösterilmesidir. Anne ve baba birbirini pekiştirmeli ve denge kurmalıdır. Çocuğa sevgi hissetirmeli fakat bu gösterilen sevgiden çıkar sağlanmaması gerektiği öğretilmelidir. Şımarık çocuklara çok sevgi ve ilgi gösterildiği düşünülür ancak gerçek; orantısız gösterilen sevgi ve ilginin gösterimi sonucu çocukta ortaya çıkan davranıştır. O yüzden kalıplaşmış düşünceleri bir kenara bırakın ve çocuklarınıza sevginizi göstermekten çekinmeyin, bir şeylere ilgi duyduklarında çocuklarınızı desteklemek yerine geri çekmeye çalışmayın. Bırakın, siz çocuklarınızın yaşamında onları destekleyecek kişilersiniz. Figüran olun başrol değil. Babalar, sevgi göstermek güçsüzlük ibaresi değildir, aksine yaşadığınız toplumda bir erkeğin sevgisini göstermesi ayıp algılandığı halde, sevginizi korkusuz göstermeniz cesaretli ve her daim çocuğunuza büyük bir destekçi olacağını hissettirmenizde önemli bir yer kaplayacaktır. Babaerkil bir toplumda yaşadığımızı göz önünde bulundurursak, bir erkek olarak çocuğunuza hissettiğiniz sınırsız sevgiyi kokusuzca çocuğunuza gösterdiğiniz zaman, çocuğunuzun neler hissedeceğini bir düşünür müsünüz? Babasının çekinmeden her ortamda onu öpüp sarıldığını gördüğünde çocukta temeli atılacak cesareti ve sevgi duygusunun güçlenme ihtimalini, çocukluktan gördüğü ile büyüdüğü zaman olacak güzel şeyleri, nasıl güzel bir insan olacağını bir düşünün lütfen. Sait Faik Abasıyanık’ın da dediği gibi; “Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey . ”

Bilgilerin yaşamımıza ışık tutması dileğim, sevgi ve saygılarımla.

(BH.ARALIK2020)